Milano tasarım haftası ve trendler

15/03/2020

Ayşegül Yavuz / Endüstriyel Tasarımcı

Sanırım bu yıl itibari ile Milano tasarım haftasına 8.kez katılmış oldum. 10 yıl içerisinde bir takım nedenlerle bu haftayı 2 kez pas geçmiştim. Şunu söylemeliyim ki, eğer tasarım alanında profesyonel olarak çalışıyorsanız bu haftayı kaçırmak için ancak çok ciddi bir nedeniniz olmalı. Zira dünyanın en ilham verici tasarım etkinliklerinden biriyle ortaya çıkan son trendleri keşfetmenin yolu Milano tasarım haftasını ziyaret etmekten geçiyor. Yılın ilk büyük ticaret fuarlarından biri olan altı günlük etkinlik, markalara ve tasarımcılara yeni ürünler sunma ve prototipleri test etme, gelecekteki iç trendleri tasvir etme ve mekanlarda olan değişimleri duyurma imkanı sunuyor. Futbol sahası kadar geniş olan 20 holü ve içindeki standları gezmek itiraf etmeliyim ki çok yorucu bir eylem. Ama yine de yeni bakış açıları, yaklaşımları, taze fikirleri ile detaylarla dolu, rengarenk bir Milano, tüm yorgunluğuma rağmen bu yıl da çok iyi geldi bana. Şimdi sıra geldi sizlerle benim gözümden Milano tasarım haftasında öne çıkan detayları paylaşmaya.

Maximalizm

Moda alanında hizmet veren Etro ve Liu Jo’nun bu yıl mobilya sektörüne de giriş yaparak ürün tanıtımlarını fuarda gerçekleştirmeleri benim için sürpriz oldu. Deseni yine etkili biçimde kullanan Etro, mobilyaya da kendi tarzını taşıyarak oryantal bakış açısı ve maximalist anlayışla ürün tasarımlarını şekillendirmişti. Missoni ve Kartell’in bakışıyla da “Less is more” anlayışı, yerini “more is more” yani maximalist yaklaşıma bırakmış görünüyordu. Missoni Home da, oryantal tarzın etkisinde hayvan figürleri ve geometrik ideogramlar içeren “Burç” koleksiyonunu sergiledi. Gri tonlu desenler ile koyu renkleri bira araya getirerek oluşturduğu kontrast ile çarpıcı bir stand tasarlamıştı.

Doğaya dönüş

Bu yıl fuarda, doğaya ve doğala vurgu yapan tonlar ve malzemeler çokça mevcuttu. Duvarlarda, masa ve sehpa yüzeylerinde yada seramik gibi kaplama malzemelerinde kil benzeri naturel tonlar, pürüzlü ve işlenmemiş yüzeyler tercih edilmişti. Terrakotta, kum ve taş gibi malzemelerin paslı efektlerle kullanıldığı cesur ürün tasarımları doğaya gönderme niteliğindeydi.

  • Mekanı süsleyen yeşil bitkiler, yerini taze çiçeklere bırakmıştı.
  • Diesel Living ve Tacchini de, nötr renk geçişlerini kendine has dokunuşlarıyla ürünlerine yansıtmıştı.
  • Moroso da naturel ve pastel renkler kullanarak floral desenleri ürünlerine taşımıştı.

Geometrik ve mimari etkiler

Milano'da tasarım haftası boyunca şehre yayılan etkinlikler de dahil olmak üzere mimari formlar, kemerler, dairesel ve oval yapıda geometriler ile çokça karşılaştım. Bunlardan bazıları konseptin bir parçası olarak, bir kısmı da desenlere dahil edilmiş şekilde veya Natuzzi ve Montana’daki gibi ürün tasarım formu olarak karşıma çıktı. Koltuktan sandalye ve aydınlatmaya kadar geniş bir yelpazede dairesel ve oval geometrik formlar kullanılmıştı.

Mekanlardaki turuncu sıcaklığı

Yanık turuncu görünür şekilde ön plandaydı. Bu yıl turuncu rengi tüm tonlarıyla mekanın bütününü sararak mobilyadan duvar ve halılara kadar sıcak renk kombinleriyle yoğun biçimde kullanılmıştı. Özellikle kırmızı ve flamingo pembesi gibi sıcak tonlarla turuncunun birlikteliği, çok başarılı ve etkili örnekler oluşturmuştu. Turuncu ile kontrast olarak yeşil ve tonları da yoğun şekilde mevcuttu.

  • Beyaz boyalı duvarlar neredeyse yok gibiydi. Her biri farklı ve koyu renklerle boyanmış odalar en dikkat çeken detaylardı.
  • Vitra da satsuma turuncusunu kendine özgü yalın ve modern mobilya çizgisi ile birleştirerek etkileyici bir mekan tasarlamıştı.
  • Özetle, bu yıl renklerin korkusuzca nasıl kullanıldığına çokça şahitlik ettik diyebilirim.

Metal ve mermer

Metal detaylara, kitaplıklardan ünitelere, sehpa ve masalardan koltuk ve puflara kadar birçok ürün çeşidinde rastlamak mümkündü. Farklı renk ve dokuları ile mermer ve metal birlikteliği de oldukça fazlaydı.Çoğu markanın bu yıl yer verdiği Rose, altın, bakır ve gümüş gibi metallerin somon, pudra gibi pastel tonlarla bir arada kullanılması bende 80’lerin etkisini uyandırdı.Aydınlatmalar da metal detayları ve etkileyici formları ile dekoratif bir obje gibi ışıldıyarak mekan ve ürünleri önemli ölçüde tamamlıyordu.