Ağacın kalbinin attığı şehir İnegöl

15/03/2020

Alper Taban / İnegöl Belediye Başkanı

İnegöl mobilyanın marka ismi, ağacın kalbinin attığı koca bir şehirdir. Denizi olmadığı halde donanmalara kürek imalatı ile başlayan ağacın sanata dönüşme serüveni, bu şehri mobilyanın en gözde merkezi haline getirmiştir. Zamanın getirisinden nasiplenen ve sektörel gelişmelerden beslenen yanıyla mobilya sanayisi güçlü bir yapıyla ilerlemiştir. Klasik tasarımların modern çizgilere dönüştürdüğü ivme ekipmanların ve teknolojik yeniliklerin ilerlemesi ile yol kat ederken bir taraftan da mobilya sektörüyle birlikte büyüyen bir ticaret hacmi baş göstermiştir. Bugün büyük bir ekonomi şehri olan ve 691 milyar dolar dış ticaret fazlası vererek Türkiye’nin en büyük 8’inci ekonomisi olan İnegöl, içindeki dinamiklerinden beslenen köklü bir medeniyetin izlerini taşır.

Geçmişte tarihi İpek Yolu üzerinde olan, kervansarayında ticaretin nabzını tutan, hatta darphanesi olan bu şehir, günümüzde ticaretin hareketlilik kazandığı bir şehir olma geleneğinin dinamiklerini sürdürmeye devam ediyor.Mobilya sektörünün gelişim aşamasına bakıldığında yurtdışına ihraç edilen onlarca önemli marka önemli tasarımları ile farkını burada konuşturuyor. Markalaşmış adıyla İnegöl Mobilyası olarak dünya vitrinlerinde yerini çoktan almış bulunuyor. Türk mobilya sektörünün dünya piyasasında rekabet gücünü de temsil eden bu ivme, bu şehrin en güzel vizyonlarından birini oluşturuyor. Hal böyle olunca ulusal pazarlarda yer bulurken, ülke ekonomisinin canlı paydaşlarından biri olmanın da haklı gururunu bu şehirde birlikte yaşıyoruz. İnegöl mobilya sektöründe sermayesinden hammaddesine, işgücü niteliğinden istihdama, sayabileceğimiz birçok başlıkta, ulusal pazarda yer ediniyor. İnsan kaynaklarının kullanımından girdi koşullarına, enformasyona hatta nitelikli talep oluşturmaya kadar bu pazarda tüm gücüyle yer bulmak, bu şehrin en güzel kazanımlarından birini oluşturuyor. Ülke içinde kazanılan getirilerin yanı sıra bu nitelikli süreç, doğal olarak global getirilerde yani dış pazarda da kendisine bir kimlik katmasına sebep oluyor. Mobilya sektöründe sürdürülebilir gelişme olarak karşımıza çıkarken, şehrimize, insanımıza, ülkemize ve üreticiden kullanıcıya hatta yatırımcıya kadar, var olan tüm nitelikli iş süreçlerinin altında İnegöl imzası duruyor. Türkiye’nin ilk en büyük kapalı alana sahip Mobilya AVM’si olan Mobiliyum, mobilya sektörünün kalbinin İnegöl'de attığını kanıtlıyor.

150'nin üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren ve Türkiye'nin mobilya üretiminin %50'sini karşılayan bu büyük sektör, endüstriyel gelişmelerin ve çağın gereksinimlerinden payını alarak sadece bu şehir için değil, bu ülkenin ekonomisinin can damarlarından birini oluşturuyor. Dolayısıyla geçmişte ağacın şekil bulduğu mesleklerde kendini gösteren bu maharet mobilya fuarları farkıyla da göz dolduruyor. Kadırga küreği imalatı, ahşap işçiliği, kalyon ve firkateyn imalatı için sevkiyatla başlayan ağacın sanata ve faydaya dönüştüğü süreç, yüzyıllardır ticarette ve ağacın oluşturduğu nitelikli tüm pazarlarda yerini alıyor. Bu yüzdendir ki bu şehir her şeyin en güzelini, daha nitelikli olanını, daha iyisini hak ediyor. Mobilyanın sektörel gelişimi adına yüzlerce cümle kurabiliriz. Aynı şekilde İnegöl’ün tanıtımı ve bu şehrin değerleri konusunda anlatacak çok cümlemiz var. İçinde bulunduğumuz zaman sürekli yenilenmeyi, ilerleme kaydetmeyi gerektiriyor. Çünkü bu ilerlemede farklı olan, farkını ortaya koyan, sıra dışı olurken bile özgünlüğünü koruyan her uğraş adından söz ettirmeye, tarihe karışmadan anılmaya devam edecektir. Tıpkı İnegöl’ün mobilyada ve ilklerin şehri olarak anılmasında olduğu gibi… Bizlere İnegölümüzü ve İnegöl Mobilyamızı tanıtma anlamında ayrıcalık sunan ve bu tanıtımı elinizdeki bu dergi ile gerçekleştirmemize vesile olan İdol Mobilya’ya teşekkür ediyorum. Özgün çizgileri adına tebrik ediyor, şehrimizi uluslararası camiada temsil eden, burada imal edilen ürünü Türkiye’nin ve dünyanın her köşesine maharetiyle gönderen tüm mobilya üreticilerimize, şehrimizi tercih eden yatırımcı ve işadamlarımıza teşekkürü borç biliyorum.

İnegöl'ün şifalı incisi Oylat

İnegöl sadece tarımda bereketli topraklarında kaliteli ürün yetiştiriciliği ve tarihi yönüyle kuruluşun mekanı olarak değil, önemli turizm kaynaklarından biri olan Oylat ile de ayrı bir konuma sahiptir. Oylat şifalı suları ve eşsiz manzarası ile İnegöl’ün adeta gözbebeğidir. Coğrafi konumunun yanı sıra kaplıcalarının sunduğu şifalı yanıyla, mağarası ve genel görüntüsü ile adeta cennetten bir köşedir. Oylat, yaz ve kış ayrı dokusu ile görenlerin hayranlık duyduğu bir mekândır. Sadece şifa bekleyenlerin uğrak yeri değil, doğası şelalesi ve mağarası nedeniyle de ziyaretçi akınına uğramaktadır. Tertemiz havasının içinde yeşilin en güzel tonu, doğal güzellikleri ile bir inci gibi keşfedilmeyi bekler. Oylat’ta her mevsim ayrı güzellikte yaşanır. Bağrındaki hazinesi ve doğal güzellikleri ile misafirlerine eşine az rastlanır bir güzellik sunar. Yıllar öncesinden bir şifahanenin bugüne uzanışını temsil eder. Ormanlık yapısında yazın size yeşilin ve çeşitli türlerde ağaçların görsel zenginliğini sunarken, kışın ise sizi beyaz bir ipek örtüyle karşılar. Nefes soluduğunuz mekan yıllardır dokusunu kaybetmemiş, şehrin her yanına şifalı bir soluk bırakmıştır.Oylat’ın efsanevi bir hikayesi vardır. Oylat; Bizans tekfurunun kızının ölmek üzere bırakıldığı ve şifa bulduğu yerdir. Ancak şu bir gerçektir ki bizim gözümüzde Oylat, bu şehrin en şifalı bakışıdır. Suyun şifaya dönüştüğü yerde doğanın güzelliğini de sunar. Oylat kadar önemli diğer değerimiz ise Oylat Mağarası’dır. Burası İnegölümüze 17 km mesafede iki katlı bir doğa harikasıdır. Türkiye’nin en büyük 2. mağarası olan Oylat Mağarası, kaplıcalara gelip şifa bulan ziyaretçilerin akınına uğramaktadır. Eşine az rastlanır bir özellikte, hayranlık uyandıracak bir yapıya sahiptir. Mağara 750 metre uzunluğunda olup, 95 metre yüksekliğindedir. Tamamıyla 3 milyon yıllık bir geçmişi olan bu mağarada gezerken bu olağanüstü mekanda sizleri mest edecek ayrıntılara rastlarsınız.Bizler Oylat’ın değerinin daha da ön plana çıkmasını istiyoruz. İnegöl Belediyesi olarak yaptığımız tüm turizm ve tarihi çalışmalarının ardında da bu şehrin değerlerinin desteklenmesi ve bu şehre duyduğumuz sevgi var. Oylat ziyaretçilerini her yönüyle keşfe bekliyor. Kısacası Oylat; doğa harikası güzellikleri, şifalı suları, şelalesi, pazarı ve mağarası ile sizlere şifalı bir dünyanın kapılarını açıyor. Üstelik Maden Tetkik Arama Enstitüsü modern cihazlarla yaptığı tahlillerde sadece suyun değil, solunan havanın dahi tedavi eden bir yapısı olduğunu bilimsel olarak kabul ediyor. Tüm bu bilgilerin ardından Oylat’ı tasvir edecek aslında en önemli cümle ise; Oylat yaşanmadan anlaşılmayacak bir mekân… Bir fotoğraftan ve bir anıdan çok daha fazlasını biriktirebileceğiniz İnegöl’ün şifalı incisi bu muhteşem güzellik, sizleri bu şifalı doğayı keşfetmeye bekliyor.